Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Yağız Barut
Yağız Barut

İzmir Mitingi bir Yozgat etmedi!

Siyaset bazen milyonları bir araya getirmekten çok, etkili iki çift sözü bir araya getirmeyi gerektiriyor. Bu gerçek, CHP’nin İzmir ve Yozgat mitingleri karşılaştırmasında kendini açıkça gösterdi. Sayılarla övünmenin ötesine geçemeyen bir gösteri ile sahici teması merkezine alan bir buluşma arasındaki fark, siyasetin geleceğine dair önemli ipuçları veriyor.

CHP yönetimi, “Gündoğdu Meydanı’na 2 milyon kişiyi toplayabilecek miyiz?” endişesi içinde esas meseleyi gözden kaçırdı: “Bu mitingde kime, ne söyleyeceğiz?”

CHP, çevre kentlerin katkısıyla İzmir’de ‘gövde gösterisi’ yaptı ama AKP’nin “70 bin kişi civarında kaldılar” iddiasına da açık hale geldi. Çünkü mitingin kendi içeriği bu polemiği boşa düşürecek güçlü bir hikâye, çarpıcı bir mesaj barındıramadı. Niceliksel bir başarı hedeflenmişti ama nitelik açısından yetersizdi. Bu mitinge “başarısız” demek haksızlık olur belki ama Yozgat mitingini düşündüğümde, İzmir kesinlikle iz bırakamadı.

Oysa Yozgat mitingi, CHP için yalnızca bir Anadolu çıkarması değil, aynı zamanda yeni bir siyasal iletişim biçiminin işaretiydi. Yıllardır AKP’nin en güçlü olduğu muhafazakâr-milliyetçi seçmen havzasında verilen mesajlar, milyonların zihnine işlenmişti. Özgür Özel’in çiftçilerle traktörde verdiği fotoğraf, yalnızca bir “görüntü” değil, yeni bir hikâyenin umut ışığıydı. Bu durum, Özgür Özel’e İzmir’deki tüm kalabalığı geride bırakacak bir siyasal imaj kazandırdı. Belki de CHP ilk kez bu kadar doğrudan, iktidarın tabanıyla duygusal ve siyasal düzeyde gerçek bir temas kurmayı başardı.

Çünkü o temasta yankılanan sözler, halkın sahici sesiydi:
Çiftçi Abdullah Ceylan’ın “Turpunan, şalgamınan devlet yönetilmez. Devlet adaletle, hukukla yönetilir.” sözü, danışmanların yazdığı bir slogan değil, içten gelen bir feryattı. Öyle ki bu söz, CHP’nin kendi seçmenine değil, “kafası karışık” iktidar seçmenine seslenmesiyle, siyaset tarihimizde uzun süre hatırlanacak bir simgeye dönüştü.

Öte yandan, İzmir’de gençlerin yeterince öne çıkmaması ise önemli bir sorun olarak öne çıktı! Bu miting gençlere yeni bir şey vaat etmiyordu. Sıradan buluşmalar, sıralı konuşmalar; 19 Mart sürecinde de gördüğümüz üzere, bugünün gençliğine bir şey söylemiyor. Onlar özne olamadıkları, aidiyet hissetmedikleri bir oyunun figüranı olmayı kabul etmiyor.

Özetle söylemek gerekirse, siyasal iletişimde esas olan, o çok önemli kalabalıkla gerçek bir bağ kurabilmektir. İzmir’de bu eksikti. Alışılmışın dışında bir söz, sahici bir temas olmayınca da kalabalık etkisini yitirdi, sıradanlaştı.

Yine de AKP’lilerin küçümseyici “70 bin kişi bile yoktu” sözlerine aldırış edilmemeli. İzmir de Yozgat da; İmamoğlu soruşturmasının vicdanlarda çöktüğünü göstermesi açısından hâlâ uykuları kaçıracak mitinglerdir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER