Aile ‘’A’’ ile başlar…
‘’Ingaa!!’’ diye bir nida ile geliyoruz her geçen gün renginden biraz daha kaybeden bu mavi gezegene.
Ağlayarak doğduğumuz dünyada ilk işimiz sesimizi duyurmak ve kabul görmek oluyor. Elimizden biri tutuyor ismi ebe çekip çıkarıyor bizi veriyor bundan böyle ‘’Anne’’ diyeceğimiz kişinin kucağına. O da ağlıyor; muhtemelen kendinden bir parça olduğumuz için, insan üretmek her kula nasip olmaz tabii.
Kapı açılıyor heyecanlı bir adam çıkageliyor ismine bundan sonra ‘’Baba’’ diyeceğimiz. Önce annenize bakıyor, her şey yolundaysa size bakıyor anlıyorsunuz sıranızı, yerinizi biliyorsunuz.
Abi ile tanışıyorsunuz, abla ile… Dede, nine, amca, dayı, teyzeler, halalar… Kocaman bir topluluğun kombine üyesi oluyorsunuz. Bu topluluğu seçmek elinizde değil ama adapte olmak elinizde.
Her şey geçiyor, zaman sizi büyütüyor; onlarca farklı nefesle şişen balon gibi oluyorsunuz. Şiştikçe büyüyor zamana direnmeye başlıyorsunuz.
Başka odaklarınız oluyor, çoğu zaman sizi koşulsuz seven bir güce muhtaç oluyorsunuz. Arkadaş, sevgili, yerine göre eş diyorsunuz ama hiçbiri o ‘’Inga!!’’ dediğiniz anda sizi yatıştıran anneniz, gücünü sırtınızda hissettiren babanız gibi hissettirmiyor.
Annenizde, babanızda kırışıklar artıyor, bel bükülüyor, boy kısalıyor, gözler, kulaklar yavaş yavaş işitmez oluyor…
En çok üzüldüğünüz şeyler çoğu zaman kendinizle ilgiliyken bir anda yetişkinleşiyor, ailenizin eksikliğini hissetmeye başlıyorsunuz.
Sizi var edenlere minnet duygunuz her geçen gün daha derinleşiyor ve diyorsunuz ki beni onlar var etti. Bu borcu ödeme ihtimalinizin olmaması burnunuzu sızlatıyor. Onları kaybetme korkunuz gözlerinizi dolduruyor. Kötü günleri görmezden gelerek yok edemeyeceğinizi hissettikçe her şey çok daha fazla zorlaşmaya başlıyor.
Veda etmek üzere olduğunuz, yolculuğa çıkarmak için hazırlıklarını yaptığınız misafirleriniz gibi… Seyahat saati yaklaştıkça boğazınızda bir yumru oluyor…
Yutkunuyorsunuz…
Keşke biraz daha vakit geçirebilsem, biraz daha kokularını içime çeksem dediğiniz sevdiklerinize vedanız genzinizde derin bir acılık bırakıyor.
Sevdiklerinizle geçirdiğiniz her anın değerini bilin, sevdiklerinizin yanında olduğunuz her anın tatil olduğunu… Güzel olan duyguların mekanlara sığmayacağını bilin.
Bir annenin gözünde gün batımı, bir babanın saçında karlı dağları, bir abinin yüzünde çam ormanlarını, bir ablanın ellerinde pamuk tarlalarını görebilirsiniz.
Hayat kompozisyonumuzda pek çok kelime vardır, harflerden oluşur.
Ama şunu asla unutmayın bu kompozisyonda Aile daima ‘’A’’ ile başlar.
Sevgilerimle.
Not: Bu yazımı uzun bir zaman sonra hiçbir şeyi düşünmeden, konforlu ve keyifli bir şekilde tatil yapabildiğimiz; anneme, babama, abime ve değerli eşime adıyorum.
Babam bana hayatında ilk kez tatil yaptığını söyledi, aslında ben de çok kez tatil yaptığımı düşünmüştüm ama buradan söyleyeyim ‘’Baba, ben de hayatımda ilk kez tatil yaptım.’’









YORUMLAR