Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Erdem Şanlıtürk
Erdem Şanlıtürk

Eşeklere neler oluyor?

Bugün bir hocamın, Klinik Psikolog Doç. Dr. Mehmet Şakiroğlu’nun bir demecine denk geldim. Kendisi diyor ki: ‘’1991 yılında Türkiye’de 943 bin adet eşek var, 2025’e geldiğimizde sayı 75 bine düşüyor.’’ kendisi bu durumu hayvanların ‘’binek hayvanı’’ olmasından ziyade işlevselliğini kaybederek ‘’sadece hayvan’’ olmasına bağlıyor.

Bu konu oldukça ilgimi çekti aslında konuşma da şöyle devam ediyor, yapay zeka hayatımıza girdi ve gelişmeye devam ediyor. Her geçen gün daha fazla meslek grubunu kapsayarak çoğu meslek grubunu işlevsizleştirerek çalışanları dışlıyor. Mesleki kimliklerimizi kaybetmemiz ile birlikte bizler de dışlanacağız.

Biraz üzerine düşününce dedim ki binlerce yıl evvel devam eden temel ihtiyaçlar halen temel ihtiyaç ve bu ihtiyaçlar yalnızca şekil değiştiriyor.

Taştan tekerleğin yerini ahşap tekerlek, ahşap tekerleğin yerini ise lastik tekerlekler aldı ve bu teknoloji de her geçen gün değişip gelişiyor.

Yeme içme alışkanlıklarımızdan, giyinme alışkanlıklarımıza dünya sistemine adapte olan varlıklarız.

Ben bu konuyu şöyle yorumlayabilirim, insanlar olarak geçiş dönemlerine şahit oluyoruz. Bu dönemler veya devrimler hayatımızın tüm alışkanlıklarını değiştirerek o sisteme bizi bir şekilde dahil ediyor.

Nasıl ki sanayi devrimi ile makineleşerek seri üretim ürünler kullanmaya başladık ve bu ürünler bizim için tüketim alışkanlığı haline geldi, bana kalırsa yapay zeka ile elde edilen ürünler de aynı alışkanlıklarla devam edecek.

Bizim yaş grubunda en yakından şahit olduğumuz yapay zekanın beslenme alanı sayılacak kaynaklardan biri Google gibi arama motorları. Binlerce sayfalık ansiklopediler yerine birkaç saniyede size istediğiniz bilgiyi ileten bir bilgi deposu… Ne kadar da ütopik görünüyordu öyle değil mi? Şimdi bunun yerini sizin yerinize fikirler üreten yapay zeka robotları almaya başladı.

Hocama göre bu yapay zekanın kontrolsüz gelişimi insanların mesleki becerilerini törpüleyerek saf dışı bırakmaya başlayacak. Bu çok doğal, örneğin grafik tasarımı alanında veya buna benzer varyasyonlar üzerine çalışan alanlarda inanılmaz bir kültür gelişmeye başladı bile. Komut verebilen herkes yapay zeka ile bir şeyler üretebiliyor. Burada odaklanılması gereken konu ne üretildiği değil hangi zihinle üretilebildiği.

Dünyaca ünlü firmalar mesela otomotiv sektörü bir bantta 10 kişi çalıştırıyorken 1 kişiyle bu işleri halledebiliyor. Peki 9 kişi ne oluyor? Ya sektör değiştirip başka alanlarla maddi kaynak arıyor, ya da kendini geliştirerek hızlı şekilde bu kültüre adapte oluyor.

Uzun lafın kısası, hocamın başta bahsettiği eşeklerden tutunabilenler muhtemelen şu anda maddi geliri yüksek insanların ziyaret ettiği ekoturizm temalı otelde maskotluk yapıyor. Yük taşımadıkları kesin. Eşekliğini etiketlere sığdırmadan sadece kendi olabildiği ya da sadece şanslı olduğu için yaşamaya devam ediyor.

Çoğumuzun ihtiyacı olan da bu bence.

Kalıplara bağlı kalmadan kendimizi geliştirmek.

Sonuçta hepimiz kullanılıyoruz.

En azından daha konforlu alanlarda kullanılalım öyle değil mi?

Kalıplara sığmadığınız ve kendimiz olduğumuz keyifli ve hayırlı işler diliyorum.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER