Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Veli Şahin
Veli Şahin

Dış politika bir sınıf savaşıdır!

İç ve dış politikalar arasındaki sınırlar neredeyse tamamen silinerek, birbirini karmaşık bir şekilde etkileyen tek bir bütün haline geldi. Bu durum, işçi ve emekçilerin uluslararası ilişkilere olan ilgisini artırırken, bilinçleri komplo teorilerinin sisli perdesiyle köreltilmeye çalışılıyor. Ancak bu sisin arkasında, dış politikanın sadece burjuvazinin sahnelediği görkemli bir tiyatro oyunu olduğu gerçeği yatmaktadır. Perdenin ardında ise, uluslararası sermayenin çıkarları doğrultusunda şekillendirilen ve işçilerin, yoksulların ve ezilenlerin kanıyla sulanan bir emperyalist/kapitalist rekabet yatmaktadır.

Devletler arasındaki “jeopolitik rekabet”, “ulusal güvenlik” naraları ve “küresel stratejiler”, aslında kapitalist sınıfın dünya çapındaki hegemonya savaşının ideolojik kalkanlarıdır. İşçi ve emekçiler ise bu oyunun pasif bir seyircisi değil, zorla sürüklenerek en başta canıyla, kanıyla, emeğiyle bedel ödeyen başrol oyuncusudur.

Emperyalizm, kapitalizmin en yüksek ve en vahşi en çürümüş aşamasıdır ve halkların/işçi sınıfı ve ezilen ulusların karşısına çıkan en acımasız düşmandır. Sermayenin doymak bilmez iştahı, ulusal sınırları parçalayarak yeni pazarlara, ucuz emek havuzlarına ve stratejik kaynaklara ulaşma mücadelesine dönüşmüştür. “Ulusal çıkar” kisvesi altında yürütülen savaşlar, işgaller ve ekonomik ambargolar, aslında tekelci burjuvazinin kâr ağacını sulama stratejisinden başka bir şey değildir.

Savaş endüstrisi, bu sistemin en kârlı sektörlerinden biri, adeta kapitalizmin kalbine yerleştirilmiş bir karaborsadır. İşçilerin teri ve emeği, kendi yok oluşunu sağlayacak silahlara dönüşür. Fabrikalarda üretilen her bomba, her tank, her savaş uçağı, işçi sınıfının yaşamını değil, sermayenin ölümcül iktidarını güvence altına alır. Burjuvazi, bir eliyle işçileri silah üretiminde çalıştırırken, diğer eliyle aynı silahları kullanarak başka ülkelerin işçilerini, halklarını katletmeye gönderir. Bunu yapabilmek için milliyetçilik zehrine sarılır!

Milliyetçilik, emperyalizmin işçi sınıfını bölmek ve pasifize etmek için kullandığı en etkili ideolojik zehirdir. “Vatan”, “millet”, “ulusal birlik” gibi kavramlarla süslenen bu yalan, emekçileri sınıfsal kimliklerinden kopararak, kendi kaderini paylaştığı diğer ülkelerin işçilerine ve yoksullarına karşı bir düşmanlık duvarı örer.

Savaş çığırtkanlığı yükseldiğinde, işçilere “kahramanlık” masalları anlatılır. Oysa bu savaşlar, işçi sınıfının değil, tekelci sermayenin çıkar zincirini büyütmek için dövülür. Bir Alman işçisiyle bir Fransız işçisinin, bir Amerikalı emekçiyle bir Iraklı emekçinin gerçek bir çıkar çatışması yoktur. Onların tek ve gerçek düşmanı, kendi ülkelerinin burjuvazisidir.

İşçi sınıfının dış politikayı salt bir “devletler arası mücadelesi” veya “milli mücadele” olarak görmesi yeterli değildir. Onu, sınıfsal bir röntgenle analiz etmesi şarttır. Dünya işçi sınıfı, kendisini bölen yapay ulusal sınırları gözü kara bir şekilde reddetmeli ve sermayenin tahakkümüne karşı ortak bir mücadele cephesi oluşturmalıdır.

Enternasyonalizm, romantik bir ütopya değil, çelik gibi sert bir tarihsel zorunluluktur. Bugün yaşananlar o zemine işaret etmektedir. Kapitalizm, dünya çapında örgütlü, her köşede bir ahtapot gibi kolları olan bir sistemdir; ona karşı mücadele de ancak uluslararası dayanışmanın sarsılmaz gücüyle başarıya ulaşabilir. İşçi sınıfı, hangi ülkede olursa olsun, aynı sömürü çarkının dişlileri arasına sıkışmış kurbanıdır. Bu yüzden, “Bütün ülkelerin işçileri ve ezilen ulusları birleşin!” şiarı, bir slogan değil, bir eylem çağrısıdır ve geçerliliğini asla yitirmemiştir.

Sınıfsal bilinçle hareket edilmez ve bu fikir örgütlenmesi için mücadele edilmezse, insanlık kendisini geri dönülmez bir uçurumun kenarında bulacaktır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER