Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Yağız Barut
Yağız Barut

Özgür Özel’in “tutum” belgesi ve CHP İzmir İl Kongresi kararı

“En büyük dönüşümler, en büyük kırılmaların yaşandığı dönemlerde gerçekleşir. Tarihin böyle bir anındayız.

Bu bilinçle, yeni bir siyaset için yeni yaklaşımlarla yol alacağız. Bu süreçte isteyen herkesin siyaset yapacağı demokratik kanalları açacağız.

Partimiz özelinde parti içi demokrasiyi tavizsiz uygulayacak, partimizin yerelden merkeze tıkanmış olan tüm kanallarını açacağız.

Partimizde karar alma ve aday belirleme süreçleri neredeyse tamamen merkezileşmiş, üye ve örgüt yapısının sağlıksız olduğu iddia edilerek önseçim terk edilmiştir. Bu durum partimizi tabandan beslenen, yeni siyasal aktörler üreten bir yapıdan yoksunlaştırmakta, örgütleri tamamen edilgen bir hale getirmektedir.

Mevcut mevzuatın getirdiği sınırlamaları aşacak şekilde her kademede seçimlerde doğrudan üyelerin etkin söz sahibi olacağı yöntemler geliştirerek üye iradesi partinin esası kılınacaktır.

Aday belirleme süreçleri ve adaylarda aranan özellikler nesnel ölçütlerle tanımlanacaktır.”

***

Yukarıdaki ifadeler bana değil, Sayın Özgür Özel’in Genel Başkanlık yarışındayken açıkladığı “tutum” belgesine ait.

Parti içi demokrasiyi büyütme, üyelerin iradesini esas kılma ve örgütleri edilgen olmaktan çıkarma hedefi o metnin ana omurgasını oluşturuyordu.

Bugün yaşanan tartışmaya bakıldığında, o belgenin hâlâ güncel olduğu görülüyor.

Kuşkusuz, siyasal baskılar ve yargı operasyonları düşünüldüğünde Özgür Özel’in 19 Mart’tan bugüne yürüttüğü mücadele çok değerli.

Cumhurbaşkanı adayının ve belediye başkanlarının tutuklanması, mutlak butlan davası, kayyum baskısı derken, bu tablo karşısında kontrolü merkezde toplama isteği de anlaşılır.

Bu çerçevede, İzmir İl Kongresi kararı dikkat çekici bir örnek…

Genel Merkez’in, kooperatif davasında tutuklu yargılanan mevcut il başkanı Şenol Aslanoğlu’yla yola devam etme kararı, AKP’nin yargı darbesine karşı doğru olabilir.

Çünkü AKP’nin bu davayı “yolsuzluk” algısı üzerinden sosyal demokrat belediyeciliği yıpratmak için kullandığı açık. Tutuklu yargılanan isimlere sahip çıkılması, partinin kurumsal dayanışması açısından kıymetli.

Kaldı ki adaylık konusunda kimsenin “Şenol Aslanoğlu” ismine itiraz ettiğini görmedim, genel merkez kararının ardından itiraz edeceklerini de sanmam.

Ancak… Kararı bildirme yönteminin ve fiili tek aday hamlesinin yarattığı rahatsızlık da göz ardı edilemez.

Ensar Aytekin’in telefonla arayıp bir ilçe başkanı üzerinden tüm örgüte haber göndermesi, ilçe başkanlarını ve delegeleri değersizleştiren, pasifize eden bir hamle oldu.

Oysa doğru bir yöntem izlense, aynı karar hem vefa duygusunu güçlendirir hem de örgütün sahiplenmesini sağlardı. O yüzden sorunun, kararın içeriğinden çok yönteminde düğümlendiğini düşünüyorum.

Çünkü, CHP yıllardır aday belirleme ve karar süreçlerinde şeffaflık ve nesnellik vaat ediyor olsa da bunu hayata geçiremiyor.

Önseçimin terk edilmesi, katılımcılığın zayıflaması, adayların hangi ölçütlere göre belirlendiğinin bilinmemesi tabanın potansiyel enerjisini yok ediyor ve dolayısıyla üyeler küskünleşiyor, geri çekiliyor, kişiler üzerinden hizipleşiyor. Bu kısır döngü de değişim umutlarını içten içe aşındırıyor.

 “Bu süreç farklı, sesinizi çıkarmayın, AKP’ye yaramasın” söylemi ise yıllardır tekrar edilen bir şablona dönüştü. Oysa değişimin asıl iddiası bu ezberi kırmaktı.

Sonuç olarak mesele Şenol Aslanoğlu, Çağdaş Kaya, Ahmet, Mehmet’in adaylığı tartışması değil!

Mesele, yöntemin katılımcı olup olmaması, iradenin yok sayılıp sayılmaması.

Çünkü örgütü karar süreçlerine dâhil etmeyen merkezî reflekslerle yapılan siyasetin bugüne kadar tutmadığını gördük.

Eğer sayın Özgür Özel hâlâ büyük dönüşümlerin, büyük kırılmalar yaşanan dönemlerde gerçekleştiğini” savunuyorsa, içinde bulunduğumuz bu büyük kırılma dönemini fırsat bilerek demokratik kanalları açmak durumundadır.

Ezcümle; herkesin kendi işine geldiği gibi yorumladığı bu süreçlere yönelik artık hakiki bir “tutum” sergilenmelidir!

YORUMLAR

Bir adet yorum var

  1. Yağız kardeşim kalemine sağlık bu dayatmalara örgüt sessiz kaldığı sürece Milletvekilinide belediye başkanınıda il başkanınıda yıkardı atar durur

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER